hsynyldrm
turkolog77'ye cevap. bu tip klasikler ana teması öğüt vererek bir şeyler anlatmaya çalışmaktır. ben kitabı çok güzel buldum ve bence özellikle düşünme yetilerini en üst düzeyde kullanmak isteyenler için müthiş bir kitap olur. ayrıca hikaye için de hikaye tekniği ile yazar okuyucusuna sadece kitaba odaklanmayı sağlamıştır. mah-ı şekerin sevgilisine vefasızlığnın yanında papağanın sahibine sadakati üzerinde kafa yorulacak ve ders çıkarılacak mevzulardır. aslında kıssadan hisse çıkarıp şunu düşünmeliyiz: globalleşen ve adeta küçük bir köy haline gelen, mesafelerin kısalmasının yanında bir o kadar da insani değerlerden uzaklaşmanın yaşandığı şu devirde kaçımız sevdiğimizi eserdeki papağan gibi sadık bir dosta bırakabiliriz. veya kaçımızın arkasında bıraktığı sevgilisi mah-ı şeker gibi olmayıp sadakatini sonuna dek korur. eğer bunları salt bir öğüt olarak anlayıp aman sen de bunu kahvedeki sarı çizmeli mehmet ağa da söyleyebilir( küçümsemek adına değil, yazara hakettiği değeri vermek adına sarı çizmeli mehmet ağa tiplemesini örnek verdim) diyorsanız eserden alınması gerekli olan dersi anlayamazsınız. hamiş: eseri sadece 'şimdi ve burada' mantığıyla okuyun...