Lolita / Beyaz Irktan Dul Bir Erkeğin İtirafları
Lolita / Beyaz Irktan Dul Bir Erkeğin İtirafları Ürüne Git
Ludvik
Kitapkurdu
Beyaz ırktan bir erkeğin itiraflarını okurken doğal olarak herkesin üzerinde farklı bir etki bırakacağını düşündüm. Benim okumam da romanın ilerleyişiyle birlikte değişti. Önce bir akademisyenin küçük bir kıza duyduğu zaaf dolu bir dugunun peşinden gittim. Humbert'e kuşkuyla baktım. Sonra o küçük zaafın Humbert'in yaşamının bütününe yayılan karşı konulmaz bir tutku olduğunu gördüm. Humbert son derece bencilce Lolita'sının ardından gitti. Onun yaşamını kendisi şekillendirmek istedi. Gözü hiçbir şeyi görmez oldu. O an anladım ki karşımda tutkularına karşı koyamayan biri var yani tüm çıplaklığıyla insan var.
Nabokov'un bana göre en iyi iki romanından biridir. Bunu söylememde Orhan Pamuk'un da dikkat çektiği, romanın sonlarındaki Humbert'in Lolita'yı kaybettikten sonra bir tepeden kasabaya bakışı ve içinden geçen düşüncelerin aktarıldığı o unutulmaz bölümün de etkisi var.