bihruzehan
Kitapkurdu
Moskof Cariye ile aynı zaman diliminde geçen bir roman, orada okuduklarımıza bir de Mihrimahın gözüyle bakıyoruz. Bu nedenle olayların sonuçları bilindiğinden Hürremdeki kadar heyecan yaratmıyor okuyanda ancak yine de kısa sürede okunup bitirilebiliyor. Hürremde ayrıntısı açıklanmayan bazı olayların daha iyi anlaşılabilmesi için okunmalı.
Romanda beni rahatsız eden iki nokta var, birincisi Hürremde şöyle bir cümle vardı: "Hürrem kızının çok güzel olmadığını biliyordu, sıradan bir kızdı, eli yüzü düzgünü o kadar"; Mihrimahta ise kızın dünya güzeli, hatta en az annesi kadar güzel olduğundan dem vuruluyor, bu bir çelişkidir.
İkincisi ise, adı sonradan Nurbanu koyulacak olan kızın Hürrem ve Mihrimah tarafından hemen benimsendiği, kızın hiç itiraz etmeden ortama ayak uydurduğu anlatılmış. Halbuki kız ilk kaçırıldığında hırçın tavırları ile denizcilerin dikkatini çekmişti. Yazarın şu anda hazırlamakta olduğu Nurbanu romanında bu konuyla ilgili anlatacaklarını merakla bekliyoruz.