Murat GÖKÇEK
Bilge
1930 lu yıllarda büyük ekonomik buhranın karamsarlığı içinde yazılmış bir distopya, belkide bir gelecek ütopyası veya bir hiciv. Kitapta en ilginç bulduğum nokta seri üretim bandını kurup yöneten Henry Ford'un tanrı olarak (Fordumuz) sunulmasıdır. Özetle kitap şunu diyor; duygusuz, insani değerlerden arındırılmış, mutlu bir insan olmak istermisiniz. Birde romanda sevebileceğiniz veya nefret edeceğiniz bir karekter bulamayacaksınız. En azından ben bulamadım.