karaademmm
Bilge
1864 tarihli Yeraltından Notlar’da bunlardan. • İsim? Ne önemi var ki! Kendi yeraltında bir adam. Boşlukta. Boşlukta mı? Keşke öyle olsa. ‘Evde en çok okumakla vakit geçiriyordum. Böylece içimde kabaran duyguları dış etkilerle bastırmak istiyordum.’ • Gerçek dünyadan kendini soyutlamış ya da buna zorunlu bırakılmış. Elde ettiği miras sonrası memurluğu bırakıp inzivaya çekilmiş bir ruh. • İki bölüm mevcut aslında: İlk bölümde kahramanın iç çatışmalarını, itiraflarını, serzenişlerini, çevresine hakaretlerini bir monolog şeklinde okuyoruz. İkinci bölümde arkadaşlarına katılabilmek adına yeraltından bir ‘anlık’ çıkışını okuyoruz. • İnsanlardan, belki de kendinden bu denli yalıtılmış birinin bu kadar açık sözlü olması bizleri çokça şaşırtacak aslında. • ‘İnsan kendi kendine karşı tamamıyla samimi olabilir mi?’ diye konuşturuyor kahramanını eserinin bir sayfasında. Sahi mümkün mü? Veya Nietzsche’nin bundan 20 yıl sonra yazacağı gibi ‘insanın kendine dürüstlüğü’ söz konusu mu?