Fatih Ekrem BAHADIR
Kaşif
Martin Eden, acı bir hayat hikayesi. Açlığın ve kimsesizliğin hayata not düşüşü. Kitap boyunca onunla aç kalıyor, onunla deliler gibi çalışıyor ve geceler boyu uykusuz kalıyorsunuz. Öğrenmek, okumak ve yazmak. Yayınevlerince defalarca reddedilmek ama yılmamak. İş sınıfından burjuva sınıfına girmeye çalışmak. Yazmanın hayat kazandıracak bir iş olarak görülmemesi ve tam da yazmayı bırakınca gelen yayınlama teklifleri ve şöhret. Şöhret ve parayla gelen yedirme ve fırsattan yararlanma arzusu. Ne işçi ne de burjuva olamadan iyilik dağıtıp kendini denizlere atma. Hey Jack London, Martin Eden’i yazarken beni de büyüttün. Hem de yaşamın acımasız gerçeğiyle. Var olasın.