mklcarslan96
Mecburiyet, yine müthiş psikolojik tahlillerce zengin bir Stefan Zweig klasiği. Zweig bu eserinde İsviçre'de yaşayan Ferdinand'ın kendi ülkesinde çıkan savaş nedeniyle askerliğe çağrılma durumuyla ortaya çıkan 'kendini mecbur hissetme' duygusunu ele almış. Ferdinand özgürlüğüne düşkün biridir ve savaş karşıtı bir görüşe hakimdir. Bu sebeple kendi ülkesinde çıkan savaşa gitmek istememektedir. Ama içinde vatanına karşı ihanet etmiş gibi bir duygu ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple kendini vatanı için savaşmaya 'mecbur' hisseder. Bu his içini kemirir ve bunun dışında bir şey düşünemez olur. Sonunda o gün gelir çatar ve askere alınmak için ülkesinin sınırına gitmek zorundadır. Karısı onun gitmesine şiddetle karşı çıkar ama o her şeye rağmen kendini gitmeye 'mecbur' hisseder. Ülke sınırına gidip askeriyeye katılmak üzereyken savaş yaralılarının geldiği bir trene rastlar. Orada savaşın ne kadar kötü bir şey olduğuna görür ve askere gitmekten vazgeçer. Evine onu bekleyen karısına geri döner.