seyhcolic
Aldığıma pişman olduğum kitaplardan biri oldu. Harem yaşantısı ile az da olsa bağlantısı olduğunu kabul ediyorum ama bu kitaba isim verecek kadar da değil herhalde. Mesela "Sarayın Kesiştirdiği İki Yaşam: Cemile ve Didenur" ismini alabilirdi. Kitabın içeriğine gelirsek eğer gerek harem hayatı, gerek Osmanlı aile ve sosyal kültürü üzerine fazlaca taraflı ve iyimser bir şablon çizmiş. Kitapta, o zamanki boşanma ve evliliklerde -bu kalburüstü saray soyluları için de geçerlidir- kadının erkek kadar söz sahibi olduğu gibi bir intiba yaratılmaya çalışılmış ki buna katılmam kesinlikle düşünülemez. Köyünden, ailesinden zorbalıkla koparılmış genç kızların yaşayabilecekleri bunalımdan birkaç cümle ile bahsetmek buna yazar tarafından fazla ehemmiyet verilmediğini gösteriyor. Yani bir yandan Osmanlı saray ve saraydan çıkma insanların oluşturduğu elit bir toplumun gösterişli yaşamını hayranlıkla öven yazarın diğer tarafta fakirlikle boğuşan ailenin dramına eğilmemesi zannımca kitap hakkında çok eksik bir çalışma duygusu uyandırdı. Kısacası bu yazara ait aldığım ilk ve son kitaptır diyebilirim.