birazleyla
Kitabın çevirmeni Roza Hakmen’i referans alarak okuduğum birbiri ile “on liretlik bir para” ile bağlanan öykülerden oluşan bir kitap. Özellikle öykü yahut çok karakterli romanları okurken çeviriyi yapan kişiyi önemsiyorum ki çeviri kaliteli olsun, kitabın karakterleri arasında kaybolup derinlere dalabilmemi engelleyecek bir sorun olmasın... Düş Parası beni kurgu ve öykü manasında doyursa da çok güzel kimi cümleleri seçebilmek için ara ara çırpındırdı diyebilirim. Bazen karakterlerin zihinlerinden geçen cümleler ağızlarından çıkan cümlelerle, bazen izledikleri bir film sahnesinde geçen cümle sinema salonundaki cümlelerle vb. birbirine karışıp durdu. Bilmiyorum, betimlemelerde mi bir sıkıntı vardı acaba? Bu karmaşıklığı her neye borçluysak,bir okuyucu olarak beni yordu zaman zaman da maalesef sıktı diyebilirim. Her şeye rağmen kitabın en sevdiğim ve hatta eğlendiğim öyküsü ise tatlı cimrilikleriyle Dida Ana’ydı.