birazleyla
Mahir Ünal Eriş’i yıllar önce “Olduğu Kadar Güzeldik” kitabıyla aldığı Sait Faik Hikaye ödülü dolayısıyla tanımıştım. Daha sonra aynı kitaptaki “Benim Adım Feridun” adlı hikayesinin Çağan Irmak tarafından sinemaya aktarılmasıyla adı daha da çok duyuldu. Doğrusunu bu “özgeçmiş” üzerinden bakınca daha vurucu bir kitap bekliyordum Sarıyaz’ı. Çok sade, çok düz fazla heyecanlandırmayan kolay okunan, kolay anlaşılan, kolay başlayıp kolay sonuçlanan öykülerden oluşan bir kitaptı. Sarı bir yaz sıcağında bir bölgede yaşanan çeşitli olaylar, her hikayede meydana gelen depremle birbirlerine dokunuyor ve öyküler arası bir bağ oluşuyor. Bu sade öykü kitabının en duygulu öyküsü ise “dedemin turnası” idi diyebilirim...