Hayri Anıl Gürkan
Küçücük bir çocuğun ölüm gerçeği ile yüzleşmesi şairane bir şekilde anlatılmış. Taşra yaşantısının sıcaklığını, mücadele ruhunu, büyükbaba/büyükanne evinin yürekten hiç çıkmayan yerini kitabın her satırında hissetmek mümkün. Dedesini yakın zamanda kaybetmiş, dedesi ve babaannesinin yanı nazarında her daim ayrı olmuş, birileri tarafından bu kadar çok sevildiği kendisine onlar kadar hissettirilmemiş, çocukluğunun her daim şenlik havasında geçen köy evi şimdi sadece hatıralarında kalmış ve bir zamanlar güzel olan her şeyin o güzel insanlarla beraber gitmiş olduğuna inanan biri olarak çok şey buldum kendime dair bu kitapta. Bir kitabı okurken göz yaşı dökmüşlüğüm çok nadirdir. Bir yerde kitabı kapatıp, balkona çıkıp hava alma gereği duyduğumu da giderayak belirteyim.