Türkiye'de Çağdaşlaşma
Türkiye'de Çağdaşlaşma Ürüne Git
İzzet Eroğlu
Kaşif
Osmanlı Devleti’nden Cumhuriyet’e çağdaşlaşma konusunun laiklik bakış açısıyla ele alındığı kıymetli bir eserdir. Bazı yerler tercüme koksa da eser genel olarak akıcı ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Bununla birlikte “İslam” yerine “İslamlık”; “düşünce” yerine “düşün”; “Sened-i İttifak” yerine “İttifak Senedi”; “ademi merkeziyet” yerine “merkeziyetsizlik”; “çoğunlukla” yerine “çoğun” kelimelerinin kullanılması kulağı tırmalamaktadır. Bunlara ilaveten “Muhammed Hamdi Yazır”ın, “Mehmet Hamdi Yazır” diye anılması (s. 471) dikkat çekicidir. “emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker” olarak Arapça ifadenin karşılığı genellikle “iyiliğin emredilmesi ve kötülükten men edilmesi” şeklindeyken bunun “bilinenin uygulanması, istenmeyenin önlenmesi” şeklinde tamamen kelime anlamına göre verilmesi (s. 135) şaşırtıcıdır. Hiçbir mealde bu tür bir karşılık bulunmamaktadır. Eserde yazarın zaman zaman duygularına hâkim olamayarak nesnellikle bağdaşmayacak cümlelerine de rastlamak mümkündür.