skylion
Hayatta hiçbir şeyin tamamen siyah yada beyaz olmaması gibi bu kitanın içeriği de siyah yada beyaz olarak değerlendirilmemeli. Öncelikle, yazarın kullandığı yargılardan bazı noktalarda aşırıya kaçan bir Türk milliyetçisi olduğunu anlıyoruz. Osmanlı tarihinin büyük bölümünde ise dünyada ulus ve milliyetçilik kavramları önemsizdi ve patrimonyal devletin hakimiyeti vardı. Böyle bir dünyada Osmanlıları yeterince milliyetçi olmamakla suçlamak biraz haksızlık olabilir. Yazarın itham ve iddiları son derece sert ve keskin ancak birçok noktada belge ve kanıta muhtaç, zaman zaman da varsayımsal sonuçlar var. Sonuç olarak kitapta Osmanlı hanedanının histeri düzeyine çıkan saltanat tutkusu, saltanatını ve iktidarını korumak, oluşabilecek tehditleri gidermek için toplum içinde köksüz bir sınıf olan devşirmeleri oluşturması başka hiçbir sınıfın güçlenmesine izin vermemesi bunlarlarla birlikte yabancı kadınların zaman zaman devlet yönetimini ele geçirmesi, yozlaşma, yolsuzluklar ve bunların sonucunda geniş kitlelere yansıyan sefalet vurgulanmış. Bunlar da Osmanlı tarihini ciddi şekilde araştıran herkesin yapabileceği gözlemler. Kitabı okuduktan sonraki düşüncem Osmanlı hanedanının da sıradan insanlardan oluştuğu herkes gibi zaafları eksiklikleri olduğu kişiliği görece güçlü olan padişahların uygun dünya şartlarında devleti başarıya götürdüğü ancak bazı kesimlerin belirttiği gibi ulu yüce insanlar olmayıp ciddi hatalar yaptıklarıdır.