karaademmm
Bilge
İlk sayfalarında kitaba da adını veren Deli adlı piyesle karşılıyor bizi yazar. Meşrutiyet yönetimi sonrası bilincini kaybedip bu bilinci Cumhuriyet sonrası Türkiye’de kazanan Maruf Bey’in durumu alaylı ve mizahi bir dille anlatılıyor. • Devamında büyük Ankara yangınına (1916) ve çeşitli icatların gelişimine değiniyor. • Karacaoğlan için özel bir başlık açıp onun kaleme aldıklarından alıntılarla iyi bir edebiyat tarihçisi olduğunu da gösteriyor. • Son olarak şu cümleleriyle: “Eli neye sürülse tahlilini yapmak isteyen bir kimyager farz ediniz; ben ona döndüm. Kalemime bir Türkçe kelime dolaştı mı ayıklamadan yapamıyorum; rahatım da kaçıyor.” anlatmış olduğu sözcüklere takıntılı halini farklı örneklerle pekiştirip sonlandırıyor kitabı. • Çok şey katacak. Buyurun.