econozzy
Ayşe Kulin romanlarını gerçek olaylar ve kişiler üzerine
kurmaktan vazgeçmemiş. "Bu Öykünün geçtiği topraklarda
yaşayanlara ve köprünün yapımını gerçekleştiren, Cumhuriyet
tarihinin en renkli valisine selam" ederek başlayan kitap, Erzincan
bölgesi ile Vali Recep Yazıcıoğlu'nun iç içe geçmiş hikayesini
anlatıyor. Sadece onu mu? Elbette ki hayır; Ayşe Kulin, Ayşe Kulin
okuyucularını memnun edecek her türlü motifi serpiştirmiş
metnine... Bir bakıyorsunuz Alevi kız-Sünni oğlan aşkı
etrafında Anadolu'daki mezhep çatışmasının anlamsızlığını
ve yarattığı acılara yer veriliyor, bir bakıyorsunuz Başbağlar
katliamından kanlı sahneler sergileniyor, başka bir bölümde Şeyh
Sait isyanından söz ediliyor. Romandaki PKK'lı abi kız kardeşinin
bebeğinin -istemeden de olsa-ölümüne neden olurken, onlar
özelinde Anadolu'daki etnik kavgaya da değinmiş oluyor yazar. Öte
yandan 1950'lerden sonra Anadolu köylülerine el uzatmayan devlete
yönelik eleştiriler ve Recep Yazıcıoğlu gibi iyi yöneticilerle
sorunların çözümleneceğine dair bir inanç da eksik kalmıyor.
Anlaşılacağı gibi Cumhuriyet tarihinin Doğu illerindeki bütün
bir dökümünü, cumhuriyetin kuruluş ideolojisine sadık kalarak
bir çırpıda özetleyivermiş yazar.