hasanglt
Yazarın dediği gibi; mezheplere baktığımızda orucu bozan 50-60 civarı maddeyle karşılaşıyoruz. Oysa ki iki şey orucu bozar: Yeme-içme ve cinsel ilişki. Bu konular dallandırılsa dahi 10 madde civarı...
İlk dönem fıkhına baktığımızda bu kadar karmaşık olmadığını görürüz. Ancak zamanla herkes bir şeyler sormuş, bir şeyler eklemiş, derken maddeler çoğalmış.
Yazar belli bir mezhebe bağlı kalmadan orta ve rahat bir çizgi bulmaya çalışmıştır.
Belki bazıları karşı çıkabilir. Ama unutmayalım ki taassuba gerek yok. Dünya büyük bir şehir haline geldi. Bazı konularda -özellikle de muamelatta- telfik konusunda daha yumuşak olmalıyız. Başka mezhebe göre hareket etmeyi normal karşılamalıyız. Yoksa fıkıh katı bir halde kalır ve Müslümanlar da bir çok konuda geri kalır. Fıkhın yenilenmesi gerekir. Mezhepler arası musamahalara ihtiyacımız var...
Bu kitabı okuduktan sonra şu sonuca ulaşacaksınız: "Demek ki İslam bu kadar kolay yaşanan bir dinmiş, demek ki oruç o kadar da zor değilmiş"