ATİLLA AKINCI
Kitapkurdu
Romanı, birkaç ay önce okudum. Roman, çok akıcı, sıra dışı betimlemeler ve imgelemler var: ''O sustuktan birkaç saniye sonra o gün, sızı gibi incecik bir klarnet sesi geldi derenin dibinden. Düpedüz ağlıyordu bu klarnet, sese dönüşmüş acılı bir insan misali kendini yerlere atıyor, sonra dizlerinin üstünde doğruluyor, doğrulunca çırpınıyor, çırpınırken de adeta oluk oluk gözyaşı döküyordu. Kendine hakim olamadığı için dile getirdiği şeylerin içinde uğundu kaldı da birdenbire inişini, çıkışını kaybetti; sonra göğe doğru uzayıp giden gergin bir ipliğe dönüştü.'' Romanda, bu tarz cümleleri okurken sanki bir besteyi dinliyor gibisiniz; cansız eşyaya canlılık vererek, okurun zihninde ve kalbinde size birçok şeyi tasavvur ettiriyor, aradan yıllar geçse de unutamazsınız bu romanı.