Açık ve net birisi
Kitapkurdu
Kısaca işçi sınıfının direnişini, ayaklanmasını anlatıyor. Hiç duymadığım isimler vardı romanda. Ne bileyim Gogol, Dostoyevski, Tolstoy okudum ama bu isimlerle hiç karşılaşmadım. Kiliseye yönelik, kilisenin dini kullandığına yönelik eleştiriler var ve tabii Tanrı sorgulamaları… ‘’Tanrıya inanmasaydık bu dünyaya nasıl katlanırdık?’’ vb. Anlatımda yer yer kopukluklar var. Bazı olaylar hızlıca geçiştirilmiş. Roman akıcı ama olaylar nasıl desem kısır döngü şeklinde. Birisi bi ayaklanma çıkarıyor, ne bileyim olmayacak yerde halkı uyandırmak için konuşuyor, konuşur konuşur konuşmaz da hapse atılıyor daha sonra da diğerleri onun hapisten çıkmasını beklerken mücadeleyi sürdürüyor. Kitapta can alıcı bir nokta yoktu. Dizi seyreder gibi hissediyordum okurken. Ve aşk yoktu. Yani ya Maksim Gorki aşkı es geçmiş, aşktan daha önemli şeyler olduğunu düşünmüş ya da aşkı anlatamayacağını düşünüp, değinmemiş. Sonuç olarak orta halli bir klasikti benim için.