Barış Seyyar
Sitâre'deki tüm şiirler neredeyse iki söz sanatına yaslanıyor. Benzetme ve kişileştirme. Tarık Erdel bunu kasıtlı yapmıştır diye düşünüyorum. Anlatım oldukça kapalı ve imgeye dayalı. Bugün bazı şiir çevreleri imgenin öldüğünü söylese de ben buna katılmıyorum. Bazı şiirler anlatımcı. Hikaye anlatılıyor gibi. Bu olumlu bence. Biçimçi bir şiir aynı zamanda Tarık Erdel'in şiiri. Dize dizilişlerine çok fazla önem veriyor. Bunu Nazım Hikmet'te çok fazla görürüz. Dizelerin bu dizilişi okumayı kendine özgü haline getiriyor kanımca. Uzun dizeler oldukça fazla. Uzun dize uzun bir ses demek aynı zamanda. Şiiri sesli okurken ayrı bir ahenk katıyor bu durum. Bazı şiirlerde gereksiz Arapça ve Farsça tamlamalar gördüm. Örneğin Bir Şiir Bir İnsan Hayatı Kadar adlı şiirde "leb" kelimesi gereksiz, "sabz-i bakışlarıma" tamlaması gereksiz. Çünkü şiir biçim ve içerik olarak modern. Sonuç olarak kitapta iyi şiirler de var kötü şiirler de. Tavsiye ederim.