Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın birinci bölümü olan yaklaşık ilk 450 sayfası yazarın mesleki hatıralarından ibaret. Herşey normal. Fakat yaklaşık 150 sayfadan oluşan ikinci bölüm kitabın asıl ses getiren bölümü. Yazar burada teşkilatı ile tüm bağlarını koparacak yazılar yazmış. Yazılar gerçekten de sadece bağları koparacak amaçlı olmuş, Çünkü hiç bir somut bilgi yok, sadece emniyetteki, ordudaki tutuklamaların ancak Gülen cemaati mensuplarınca yapılabileceğini yazıyor. Kimdir bu cemaatçiler, cevap yok. Halbuki mesleki hatıralarını anlatırken ülkedeki ilk teknik takip ve izleme sistemini kendisinin kurduğunu anlatıyor, o halde kimlerin cemaat bağlantılı olduğunu, kimlerin cemaatten aldıkları talimatla gözaltı ve tutuklama yaptığını en iyi kendisinin tesbit edebilmesi lazım. Ancak böyle bir şey yok. Bu durumda iddiaları havada kalıyor. Yazar açık açık özel yetkili hakim ve savcıları cemaat üyesi olmakla suçluyor. Bunu somut olarak tesbit edebilecek et yetkin kişi kendisi olabileceği gibi, dokunulan şahıslar da zaten devletin tüm bürokratik gücünü elinde tutan kişilerdi. Bunlar ordu komutanları, üst düzey emniyet müdürleriydi, başsavcılar hakimlerdi. Bunların haksız uygulamalara, cemaat operasyonlarına kurban gittiğini yazıyor yazar. Peki haksız uygulamalara kurban gittiler de devletin tüm yetkileri elllerinde bulunan bu şahıslar nasıl olur da haklılıklarını ortaya koyamadılar. Bu nasıl mümkün olabilir. Özel yetkili hakim ve savcılara bu özel yetkileri veren HSYK idi. HSYK da Gülen cemaatine hep olumsuz bakmıştır. Nasıl oluyor da bu HSYK özel yetkiler hep cemaat yanlısı hakim ve savcılara vermiştir. Yazarın sadece genel suçlamalarda bulunmuş olması, üstelik bunu teşkilatıyla tüm ipleri koparırcasına yapmış olmasına rağmen somut tesbitlere girmemesi kitabın inandırıcılığını zedelemektedir. Bununla birlikte tabiki mutlaka okunmasını tavsiye ederim.