Mehmet Murat
Kitapkurdu
Hayatın kitaplardaki gibi değerler ve doğru bilinenler üzerine kurulu olduğunu zanneden, bu yüzden de hayal kırıklığı içinde toplumunu sorgulayan ve bu uğurda akıl hastanesine uzanan bir hayata mahkum edilen bir kadın şairin (Aysona) öyküsü. Roman boyunca yazar, parça parça bilgilerle bir yapbozun parçalarını birleştirerek Aysona'ya dair bir portre çıkarma macerası eşliğinde beş yıl kaldığı Türkmenistan'a dair gözlemlerine ortak ediyor okuyucuyu. Yazarın derin gözlemleri Türkmenistan'in çok ötesinde; aslında hayata dair bir kalp gözünün aynasından yansıyanlar demek daha uygun olur. Betimlemeleri zaman zaman masalsı bir şiirsellikle akıp giden yazarın harika üslubu baştan itibaren okuyucuyu kendine bağlıyor ve "keşke bu roman hiç bitmese" dedirtiyor. Neyse ki kitabın sonuna doğru bunu takip eden iki kitabın daha olduğunu öğrenmek hoş bir sürpriz etkisi yapıyor. Tüm kitapseverlere tavsiye ediyorum.