İzzet Eroğlu
Kaşif
1920’li yılların Mısır’ının sosyal yaşamına ve devlet yönetimindeki tefessühün boyutlarına dair trajikomik derecede olayların canlı sunumunu anlatan ilginç bir eser. Benliğin ilahlaştırılması ve ikiyüzlülüğün kapatılmasında dinin araçsallaştırılması başta olmak üzere toplumdaki hastalıkların başarılı bir anlatımını içeren eser konuyu sosyal gerçekçi bakış açısıyla ele almıştır. Eserin olay örgüsü iyi işlenmekle birlikte toplumun irdelenmesine dair mülahazalar kısıtlı kalmıştır. Eserin tercümesi akıcı olmakla birlikte İngilizceden değil de, yazıldığı dil olan Arapçada tercümesi daha isabetli olabilirdi. Azımsanmayacak ölçüde yazım ve imla yanlışlarının (“aptes” s. 11, “yaradılış” s. 13, vd.) olduğu eserde herhalde gözde kaçan bir tercüme hatası olmalı ki akşam vakti kahramana “Günaydın” dedirtilmektedir. (s. 36)