Serap.Bahar
Kaşif
İlkgençlik'te genç Nikolay'ın annesinin ölümüyle başlayıp üniversiteye eğitiminin başına kadar olan dönemi anlatıyor. Üç eserin de yazarın 21. yaşında yazıldığını düşününce dilin yalınlığı ve kitapta geçenlerin masumiyeti tam 10-20 yaş arasındaki o on senenin naifliğinin vücut bulmuş hali gibi adeta. Elbette bunda çevirmen Ayşe Hacıhasanoğlu'nun da büyük payı olduğunu söylemem gerekiyor. Yabancı dilde kitap okuyacak kadar o dile hakim değilseniz naçizane tavsiyem iyi bir yayın evinden dolayısıyla iyi bir çevirmenden okumanız. Böylece o ağır denilen klasiklerin aslında ne kadar hayata dair basit konulardan bahsettiğini göreceksiniz. Bu kitabın bir diğer özelliği de Tolstoy'un "dürüst insan" tabirinin hayatında ilk filizlenmeye başladığı döneme ışık tutmasıydı bence. Annenin ölümünün ardından büyükannesinin de ölmesiyle hayatındaki "anne" figürünün olmayışının etkilerini görüyoruz yer yer.