yaefendi
elif şafak'ın aşk ve siyah süt kitaplarını da okudum.
üç eserin birbirne benzeyen yanları var ve hatta şafak'ın kendine has bir anlatım tarzı var. kendi omurgası var eserlerinin. ve bu omurgalı yazış tarzının eserlerinde kendi tekrar ediyormuş hissi uyandırmaması ise başlı başına bir başarıdır bence. mesela dan brown eserlerinde kendisini tekrar edip durur ve konunun çekiciliğinin okurlarını kendisine sadakatle bağlaycağını düşünür; fakat heyhat bir yerden sonra bıkkınlık verir.
kitap, olayların kurgulanması ve örgülenmesi yönünden çok başarılı.
ana çatışma ekseninde yan çatışmalarla düşüncenin pekiştirilmesi konusunda çok başarılı. kardeşin, kendi bacısına tecavüz etmesi ve bunu unutmaya çalışması ermeni tehcirinin unutulmaya çalışılması ile özdeşleştirilmiş ki çok başarılı.
olayları derinden vermesi ayrıca başarılı.
fakat gerçekçi vermeye çalıştığı olayları bazen fazla dramatize ettiği hissine kapılıyorsunuz.