Esra Demir
Kitapkurdu
Adı olmayan bir oyun oynanan, ve belki adı aslında Lego olan.. 5 oyuncu anlamlı ve sıradışı bir bütün oluşturmak üzere bir denemeye girişmişler “roman” türü altında.Oyunu başlatan oyuncu arda kalan-ele bırakılan- bir kaç lego parçası aktarmış bir sonrakine ve bir sonraki de bir sonrakine. ve böyle gitmiş bitmiş diyecekken bitememiş.5.oyuncu mızıkçılık yapıp kendinden önceki oyuncunun ona emaneten verdiği ve lego bütününde anlam bulacak olan legoları savurmuş.o legoları atmak bütünü yıkmak demekmiş ama o bilmemiş, bilememiş belki de(ğil).1. oyuncunun kullandığı lego parçalarının gerek renklerini seçişi gerekse onları dizişteki başarısı, 2. oyuncunun kendisine emaneten verilen lego parçalarını doğru yerlere yerleştirmeyi bilmesi, 3. oyuncunun yeni lego parçaları üretimindeki herzamanki su götürmez başarısı, dizişindeki naifliği ve hoşluğu kendilerini tebrik etmemiz için yetmekte ve artmaktadır. 4. ve -en başta belirtmek gerekirdi belki-5.oyuncuya kırık not vermekten geri de durmamak gerek. Oyun devamında gözlenen mızıkçılıkları ve neticeten 4.oyuncunun hataları ile sarsılsa bile yıkılmaya direnen bütünü paramparça etmeye yönelik cesaretini ise takdire şayan bulmaktayız, o ayrı.