efulimay
Kitapkurdu
Madde - mana felsefede ve özellikle tasavvufta bir bütününayrılmaz parçalarıdır. Mana dünyasından bakarken madde hakimiyetini ve gücü her şeyin üstünde tutan adeta maddeye tapan bir adamın hikayesini anlatıyor bu roman. Ama arka planda bir güç sorgulaması, ölümsüzlük arayışı irdeleniyor. Franz Kafka nın Dönüşüm romanındaki sıradanlaşma eleştirisine benzer bir durum var bu romanda da. Maddeleşme ve makineleşme. Calud bir makineye dönüşür. Çünkü daha en başta bir köle olarak satılırken de ona bir makine olarak bakılmış erkeklik organı bile bir ölçüt olarak alınmıştır. Zamanla makineler yapması ve son olarak da dünyaya hakim olacağı o büyük gücü yakalamaya çalışması bu bağlamda mantıklıdır. Beklenendir. Oysa orda bir yerde tam da evinin içinde bir çocuk vardır. zamana, maddeye ve makineye inat hep çocuk kalan, hiç büyümeyen. ironik olan ise maddeye (demire) Calud'dan daha fazla gücü yetmektedir. Kısaca yazar bize görünen dünyayı sunuyor. Sadece maddeleşen bir dünyada sadece madde yanımızla hatırlanıp anılmaktayız. Oysa makine kadar güçlü olsak da çocuklarımızın ölü doğması hala mananın elinde. Bu kitapta bir mana olmalı.