busrayrdkl
Kitapkurdu
Küçük zeze ile çok erken tanıştım ben. İlkokul sıralarında öğretmenimin vasıtasıyla tanıştığımı hatırlıyorum. O zamanlarda benim de büyük bir incir ağacım vardı. Evimizi taşımamızla beraber ayrıldığım incir ağacımı hayalimde yanıbaşıma getirirdim. Kocaman dallarına hayallerimde tırmanırdım. Zeze bu yıl o kadar çok çıktı ki karşıma, alıp tekrar okumak istedim ve onunla beraber tekrar ağladım. Kitabı çocukken okuduğumda içime bir taş oturmuştu, şimdi ise o taşın oradan hiç kalkmadığını farkettim. İnsan kaç yaşında olursa olsun, çocukluğu ne kadar mutlumesut geçerse geçsin, bu kitap bana çocukluk zamanımızda yaşadığımız küçük bir kırılığın bile bizi nasıl etkilediğini ve o etkilerin biz büyükleri nasıl yönlendirdiğini farketmemi sağlıyor. Herkes içindeki çocuğu tanımalı biraz, nelere kırıldığını, nelere üzüldüğünü, canını en çok neyin yaktığını oturup bir tefekkür etmeli, çocuklarını yetiştirirken, kendi çocukluğunu da düşünmeli. Ve tabiki diğer çocuklukları da.