ozlem aktas
Florya da 3 çocuk, kuşları yakalıyorlar, kafeslere koyuyorlar, hınca hınç dolduruyorlar kafesleri, zavallı kuşlar nefes bile alamıyorlar, birçoğu ertesi güne varamıyor ölüyorlar. Sonra yakaladıkları kuşları, İstanbul’un meydanlarında, cami önlerinde Bizans’tan, Osmanlıdan beri süregelen bir gelenekle ”azat buzat, beni cennet kapısında gözet” diyerek satmaya çalışıyorlar. Artık kimsenin kuş alıp azat etmek istemediklerini görüyorlar, tüm çabalarına, eski azat buzatçı Mahmut abilerinin yardımlarına rağmen yine de kuşlarını satamıyorlar.Şehir hayatının insanları sürüklediği duygusuzluktan veryansın ederlerken, aslında kendilerinin de o duygusuzluk içinde , kuşlara eziyet ettiklerinin farkına varamıyorlar.Diğer insanlar gibi onların da merhametleri kalmamıştır. Bu duyguların yanısıra, İstanbul'da doğanın da nasıl yok olduğunu, heryerin beton yığınlarına döndüğünü, kalan yeşil alanların da en kısa sürede yok olacağını gösteriyor.