Kitap, ilk kez 1992 yılında basılmış ve ben bu kitabı 11.baskısından okudum. Ahmet Hamdi Tanpınar`ın Beş Şehir`ine karşı duyulan bir “kıskançklığın” ürünü. Altıncı şehir olarak, Sivas anlatılmış. Benim için orijinal olan düşüncelerden birisi, yazarın çocuklukta çekildiği şortlu fotoğrafını kitabın en arkasına koyması oldu. Çünke genelde, yazarlar, fiyakalı resimlerini arka kapağa koyarlar. ATA ise, böyle bir kaygıdan çok uzakta. Yüzünde muzip bir gülümseme, kollarını göğsünde kavuşturmuş bir çocuk, sanki gelecekte Ahmet Turan Alkan markası oluşturacağını bilmişcesine duruyor: Altıncı şehre dair bilcümle dikkatler kısa pantolunlu çocuğa ait. Kitapta oldukça çok sayıda eski Türkçe`den kelimeler var, dolayısıyla bu sizin kelime hazineninizi genişletici etki yapacaktır. Mesela, “çağrıştırıyor” demiyor, onun yerine “tedai ettiriyor” diye bir ifade kullanıyor. Yazar, mizah dolu üslubundan hiç ödün vermiyor, amma bunun yanında çok ince ruhlu olduğunu da ortaya koyuyor. Mesela, resimleri dinlemekten bahsediyor yazar. Hoşuma giden anılardan birini, sinemada olanca samimiyetiyle yapılan anons: “Ulan sayın seyirciler! Sigara ile ilgili duyuru... Eşekliğin lüzumu yoktur. Teşekkür ederiz!”. Yazar, çocukken kadınlar hamamına gidişini ve sünnet seremonisi ile ilgili anılarını çok muzip bir tarzda anlatıyor. Sivaslıların daha ilginç ve nostaljik bulacağı kitap olmakla birlikte, Türkiye tarihini her yönlü araştıranların, sosyoloji bölümü öğrencilerinin ve mizah arayışında olanların okumak isteyeceği türde bir kitap.