Ne Güzel Çocuklardık Biz
Ne Güzel Çocuklardık Biz Ürüne Git
econozzy
Kırık, hüzünlü bir öyküsü var romanın. 12 Eylül öncesinde faaliyet gösteren bir siyasi hareketin üyelerinin, 80 öncesinde başlayıp 90’lara kadar süren hayatlarını konu edinmiş Metin Celal. Türkiye’de yeni bir ekonomik anlayışın yürürlüğe konduğu, hayali ihracattan köşeyi dönen vurguncuların iş adamı kılığında dolaştığı, çetelerin meşru kolluk gücü olarak kabul edildiği, toplumsal yapıdaki erozyonun dört bir yanı sardığı ve darbenin şiddetine maruz kalan devrimcilerin hayata yeniden tutunmaya çalıştıkları -o bildik- tarihlerde İstanbul’dayız. Yazar, Sezen ve Ayşe ile tanıştırıyor bizleri. Hem aynı üniversitede asistan olarak çalışan hem de aynı örgütün militanı olan bu iki genç kadından Sezen, eski sevgilisi Ali’ye yataklık yapmaktan tutuklanmış, kısa bir süre sorguda kalmış, önüne konan ifadeyi imzaladığı için -arkadaşlarından- muhbir/itirafçı damgası yemiş, öte yandan üniversiteyle de ilişkisi kesilmiş, düş ve gerçek arasında yaşar haldedir. Bir çatışma sonucu vurulan ve örgütten ayrılan Ayşe ise içeri düşmemiş, ancak yeni yaşama da ayak uyduramamıştır. Geçmişi onların belleklerinden yansıtır Metin Celal.