abdulkadir yağmuroğlu
Okumakta zorlandığım Dostoyevski kitaplarından biriydi. Yazarın hayatından izler taşıyan bir eser. Dostoyevski borçlarından dolayı bu eseri 25 günde yazmak zorunda kalmış, arkadaşı veya sekreteri de yazmakta yardımcı oluyor. Açıkcası çok beğenmediğim bir eserdi. Dostoyevskinin diğer eserlerinin yanında sönük kalmış bir kitap. Kitapta beğendiğim tek nokta ise: Kumarın ilk başta, insana süresiz olarak kazanacağı hissiyatı vermesi, ardından sürekli kaybettirmesi ve insanların bohem ve hodbin bir yaşam sürmesine neden olması... Çevirmeni ise gayet başarılı...