Emine Dündaroğlu
İnsanın yaşadığı çevre ve içinde bulunduğu zaman diliminin getirdiği ideolojik yaklaşımların bir kurbanı olduğu , onlar tarafından kabul görmek adına kendinden ödün verdiğini, kendinden uzaklaştığını ve bir yabancılaşmanın bataklığına düştüğü izlenimini veriyor. Aslında her bir eleştirinin bizim ruhumuzda kendimizden memnun olmadığımız noktalara değindiği için bizi rahatsız ettiğini belirtiyor. Bu durumda bizim diğer tüm kişi ve kurumlar önünde statümüzü belirliyor. Özetle kitap başkalarını memnun etmek için girilen tüm çabaların yaşanmamış beyhude bir hayatla sonlanacağını tak gerçeğin ölüm olduğunu ve diğer şeylerin çok ta önemli olmadığını ifade ediyor.