KY-1631
Kitapta aynı tarzda yazılmış hikayeler bulunuyor. Bizim yazarlarımızın hikayelerini okuduğum zaman, bu toprağın insanını anlatacak beklentisi içerisinde olurum. Bu hikayeleri okuduğum zaman, bu toprakla, bu toprağın insanıyla hiç ilgisi olmadığını fikrine sahip oldum. Yazar, kendi dünyasında dolaşıyor ve okuyucuya bu dünyadan bir lezzet, bir bilgi, bir yol, bir ışık... bir katkı ver(e)miyor. Yazarın yaşadığı döneme bakarsak Milli Mücadele sonrası ve yeni kurulan devletin ilk yılları. Anadoluda halk herşeye muhtaç, aç. Memleketin kalkınmaya ihtiyacı var. Sait Faik İstanbul sokaklarında sarhoşlara çatıyor, avare dolaşıyor. Avrupada iktisat eğitimi görmüş, ama bu memlekete kendi kendine yaşadığı dünyasından yansımaları anlattığı hikalerden başka hiçbirşey yapmamış. Bana göre en büyük iyiliği ölümünden sonra bütün varlığını Daruşşafakaya bağışlamak olmuş. Bana göre çok da iyi bir dili yok. Bir İstanbul yazarının kendi dünyasından hikayeler...
İyi okumalar...