Eren Yalçin
Kitapkurdu
Dinime küfreden bari müselman olsa demiş eskiler nede doğru demişler. Yazar nam-ı diğer "Yusufçuk" kardeş girdiği cemaatte bir kaç yıl bir zaman geçirdiğini söylüyor. Sanki bütün hayal kırıklıkları girince başladı çıkınca bitti. Oysa bu zat Allahın varlığını (kendisi Tanrı demeyi yeğliyor kitabında) sorgulamaya kadar vardırıyor işi inkar etmiyor gibi görünsede inandığı, bir mü'minin bakış açısıyla yani kayıtsız şartsız iman ile bağlanılan bir Rab değil bahsini ettiği, gerekirse şu an tek ve hak kitap olan Kur'an-ı Kerim'i bile sorgulayabileceğini düşünüyor. Kitabın bir yerinde kendi gibi cemaatten ayrılmış bir arkadaşına bak ayrıldım yine namaz kılıyorum oruç tutuyorum diyor. Bir başka yerinde genişçe ve arsızca yolda arabasına aldığı bir bayanla otel odasında birlikte olduklarını ayrıntıları ile anlatabiliyor hemde basbayağı açık bir şekilde. En basitinden bile yaşasa dini hayatı, bir müslüman bunun apaçık bir zina olduğunu bilir. Bu kişi değil bu cemaaatte herhangi başka bir gruba, tarikata bile yolu düşse aynı şeyleri yapardı. Gülen cemaatini sorgularken laf risalelere geliyor. Risale-i Nur'lardan kitaplara oradan vahye kadar sorgulama devam ediyor. Yazar nerede duracağını bilemeyen ve bu tip konularda yazanların çok daha çabuk popüler olabildiğini çok iyi anlamış birisi. Dediklerinde haklılık payı çok lakin sadece cemaatle ilgili kısımları konuşmalıydı çünkü bu cemaaatte ihlas denilen mevhum 28 şubatta kapının önüne koyuldu. Yeni dönemde bu cemaat İhlas Holding'in başına gelenin farklı bir versiyonunu yaşıyor. Kısaca ihlas falan kalmadı herşeyin ölçüsü para ve güç oldu. Bediüzzaman hazretleri namaz kılmayanın çayını bile içmezdi. Değil çay, meşru olduğu halde hediye bile kabul etmedi öyle ihlaslı yaşadı ve bunu hep muhafaza ederek ahirete gitti.
Şimdi papazlar ve hahamlarla elele kolkola yürüyelim light İslam'a manzaraları ne, bunlar olurken Yenibosna otobüs durağında köprü altındaki sefiller iyiliği şiar edindiğini diyen bir medya imparatorluğuna 100-150 mt kadar yakındalar. Dünyayı kana ve gözyaşına boğan Amerikaya tek bir sert söze yer verilmeyen bir gazete!!! Umarım hallerini görüyorlardır çünkü içlerinde hala vicdanları sızlayan insanların çok olduğunu biliyorum.
Bu konularda yazacak yazarlara sesleniyorum eğer yazacaksanız en evvel nefsinizi adam edin itikadınızı düzeltin ondan sonra eleştirinizi yapın edebiyatınızda edeb olsun. İllede cinselliği yazılarınıza koyacaksanız dinle alakalı konuların aralarına serpiştirmeyin. Bu kitapları kimler okuyor iyi düşünün...