fernazbey
yazarın okuduğum ilk kitabı... sürükleyici üslubunun yanında, okuyucuyu yoran üçüncü tekil şahıs anlatıcının içine birinci tekil şahıs anlatıcıyı yerleştirmesi kitabın güzelliğini arttırıyor... romanı takip ederken bir ara Kenan Paşa'nın gözünden hadiselere bakıyorsunuz... Sonra Hasan Can sizi mektuplarını dinlemeye çağırıyor, onun dilinden Yavuz'u seyrediyorsunuz. Tarihimizin bu en aydınlık ama açıklanamayan mesellerinden dolayı da bir hayli karanlık zaman dilimine tatmin edici izahlar getirmesi önemli. Şah'ı da Sultan'ı da olması gerektiği şekilde tanıtıyor... Ama daha genişçe ele alınabilecek yerleri, mesela harpleri, kısa geçmesi bende sanki bir tarih kitabı okuyormuşum hissini bıraktı. keşke oralar daha içine girilerek romanın sağladığı imkanlarla anlatılabilseydi. buna rağmen kıymetli bir çalışma... yazarın ellerine sağlık!