birazleyla
Yormadan/dolandırmadan olağanca gerçekliği ile yoksulluğu, mücadeleyi, umudu, sevgiyi görebildiğiniz dupduru bir hikaye. Fakir bir inci avcısının hayatını değiştirecek değerde bir inci bulmasıyla; aklına düşen umutlar ve başına gelen dramların öyküsü. İnci simsarlarının temsil ettiği monopol piyasaya karşı güçsüz halkın çaresizliği. Sanırım John Steinbeck’i kendisi yapan ve Pulitzer-Nobel gibi büyük ödüllere layık görülmesine de sebep olan tam olarak bu toplumsal ve insani meseleleri zamanlar üstü bir üslupla dile getirebilmesi. Henüz başyapıtı Gazap Üzümleri’ni okuyamadım fakat “İnci” bir Steinbeck fragmanı gibiydi. Büyük filmi de izlemeye bir engel kalmadı gibi. (Film demişken, East of Eden -Cennetin Doğusu- filmi de 1955 yapımı bir Steinbeck uyarlamasıdır.)