abdul büyük
adındanda anlaşılacağı gibi eser osmanlı-rus harbi esnasında yazarın rus ordusuyla beraber erzuruma gelişi ve yoldaki olaylardan derlediği bir gezi yazısı ancak türkiye ve erzurum hakkında fazla bir bilgi yok zaten kitapta oldukça kısa.dikkatimi çeken tek yer yazarın erzurum alındıktan sonra erzurum valisinin haremini görmek için yaptığı üçkağıt ve haremdeki cariyelerin yalnızca yüzlerini görmesi bile yazarda büyük bir şey yapmış olmanın sevincini duyması.yaklaşık 200 yıl kadar önce bir müslümanın kadının yüzünün namahrem bir yabancı tarafından görülmesi bukadar zor ve utanılacak bir durumken ya şimdiki halimize kelimeler yetmiyor.adete nereden nereye demek geliyor içimden