Sinem Özdemir
“Devrimi satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak” Mülksüzler anarşizmin hüküm sürdüğü Anarres ve kapitalizmin hüküm sürdüğü, Urras arasında geçiyor. İki dünya arasındaki ilişki yılda iki defa gelen ticaret gemisinden ibaret. Yıllar öncesinde Urras’ta Odo önderliğinde başlayan isyanın önü alınmak için Odocular Urras’ın uydusu olan Anarres’e gönderiliyor. Bu topluluk tamamen mülkiyetten, bürokrasiden, devletten uzak; yeni bir toplum kuruyor. Karakterimiz ise ünü Urras’a kadar yayılmış bir fizikçi olan Shevek. Shevek, kitap boyunca göreceğimiz sebeplerle Urras’a gidiyor. Böylece iki dünyayı da deneyimliyoruz. Bu kitabı özel yapan şey bildiğimiz ütopyalardan olmaması. Urras’ın korkunç sömürücü sistemini; yüzeydeki parlak kağıtların altında soyulmuş, kokuşmuş dünyayı görürken; Anarres’teki hayatta kalma mücadesini, birey olmanın zorluğunu görüyoruz. Kitabın ileriki sayfalarında bir ütopya olmaktan çıkarak Ursula’nın deyimiyle ‘ikircikli bir ütopya’ya dönüşüyor.