Abdullah Tosun
Kaderin cilvesiyle ''tuzu kuru'' kalmışları, sırça saraylarında oturup yukarıdan ''sokağa düşmüşleri'' yargılayanları yüzleşmeye çağıran bir kitap. Ancak ''Kapak Kızı''nın masum ve biraz da özenilen, özenilmesi gereken bir tip olarak gösterilmeye çalışılması beni rahatsız etti diyebilirm. Bu kitapta da yine ''tutunamayan'' kahramanları görmekteyiz. Belki de bu bakış modern dönemin en ayırıcı vasfı. Huzursuz, kederli, arayan ve bulamayan insanlar topluluğu... Yazar okuduğum hiçbir kitabında bir reçete sunmuyor; belki de doğrusu budur. ''Basit'', ''mağlup'', ''hüzünlü'', ''cesur'' ve ''isyankâr'' kahramanlar yazarı diyebiliriz Sayın Tunç'a. ''Sokağa düşmüş'' insanları yargılamadan önce kendimizi sorgulamalıyız: Bu insanların o hale düşmesinde benim ne kadar payım var veya onun yaşadıklarını ben yaşasaydım şu an düşündüklerimi düşünür müydüm? Hem nemalanan hem de en ağır bir şekilde yargılayanların riyakarlığı da ayrı bir konu.