Parya'
Zarifoğlu, bazen “beyaz haberlerim var kardeşlerim” diye nida eder. Satırlarında “Sanat insanın sesidir. Bu sesin ebediliğe perçinlenmesidir” gibi izahlarla diyalektik bir sanat tanımıyla karşılaşabilirsiniz; çünkü “her şeye rağmen insan mühimdir” der. Bir çocuğun ilk namazdaki naifliğini “anladım ki hayat buradaydı. Keşfetmiştim. Ve onu asla, ne olursa olsun bırakmayacaktım” cümleleriyle okuyabilirsiniz. Mücadelesinde “seçkin bir kimse değilim” derken kimliğinin bilincindedir. Çabasındaki gayeyi “içinize dönün” sözü adeta dışa vurur. Zarifoğlu, Hikâyeler ile de özgün, sanatlı çizgisini hissettiriyor. İmgeleri sanatına çok boyutluluk katarak birçok hikâye metninden ayırıyor. Bu çok boyutluluk; Kentin Ortasında Bir An, Bir Şey Var Belirmiyor ve Sessizlik başlıklı metinlerde kendini üst düzeyde ele veriyor. Eserlerini okurken hisler ve anlamlar sizi yakalamaya başladıysa edebiyat zevkiniz belli bir düzeyde demektir. Eserleri -bu filtre görevi için bile- anlamak için çabalamaya değerdir.