Clmbll
Huşu Ağacı; Bir yudum suyu 2 nefeste içmek gibiydi. Aynı zamanda, aynı gerçeği, aynı yaşanmışlığı iki ayrı gözden görmek gibiydi. Ömer'in ve Zeynep'in gözlerinden... Zamanında söylenmiş, güçlü kalplerin kalemlerinden dökülmüş, muhatabını arayan cümleleri; yazar, hikayenin öyle yerlerine serpiştirmiş ki, söylendiği andan itibaren menzilini arıyormuş da Huşu Ağacı'nda can bulmuş gibi, özlü sözler yerini hiç yadırgamamışlar... Çoğu eserde, başyapıtda hikaye; bir gözden bir kalbin hissettiği pencereden aktarılır. Kürk Mantolu Madonna'yı okuyanlar Raif Efendi'nin neler hissettiğini, neler yaşadığını iliklerine kadar hissetmiştir ama hikayenin diğer muhattabı, Maria Puder'in dünyası karanlıktan kurtulamamıştır. Maria Puder istemezmiydi ki Funda UÇUK ER'in kaleminde bir mürekkep olup damlamayı... Birçok şey yazılabilir bu eser hakkında ama tadını damağınızda hissetmeniz için "HUŞU AĞACI"nın gölgesine misafir olmanız gerekir.