bir_kitapsever
Kitapkurdu
Tam bir başyapıt, çok etkilendim. Önsöz bölümünde bir Sadık Yalsızuçanlar'ın güzel bir sunumu var. Bir bölümünde diyor ki: "Ölürse tenler ölür/canlar ölesi değil”in acitan, iç burkan bir fotoğrafı bu. Selimoviç 1962'de yazmaya başlıyor bu güzelim hikâyeyi, 1966'da tamamlıyor. Dilimizde, 1973 yılında yayımlanıyor. 1942 yılında Hırvat güçler tarafından kurşuna dizilen ağabeyinin ölümü, her ölüm gibi geride bir kaos birakıyor. Bir acıyı anlatarak onun üstesinden nasıl gelinebileceğini bu öyküden görebiliyoruz. Selimoviç, ölü(m)ün geride bıraktığı kaosu sıcağı sıcağına yazmıyor, yirmi yıl bekliyor ve dört yıl sonra Derviş ve Ölüm beliriyor. " Selimoviç'in bu şaheserini okumak için daha fazla zaman kaybetmeyin derim.