bangelero
Yücel Dursun, çeşitli düşünürlerin oyun hakkındaki düşüncelerini derledikten sonra, oyunun tekrarlı ama aynı olmayan yapısına temas ederek, oyunun ontolojisini çemberin kartezyeni üzerine inşa ederken Lacan'dan feyz alan Badiou’nun “hiçbir şeyi” mevcut kılan yani var eden ontolojisini kullanır. Aslında burada kitabın önsözünde bahsettiği “giriş”i tanımlamakta ve diğer kitaplarına da bir başlangıç yaptığının sinyallerini vermektedir. En verimli döneminde aramızdan ayrılan düşünürümüzün kitapları, söz konusu coğrafyamızda değişen duyularımızla değişmeyeni arayan aklımızın bize denge sağlayacak olan oyunun estetiğini anlamada yol gösterebilecektir. Çünkü kendisinin de dediği gibi “Oyun, hayat denen realitenin bizatihi kendisi”dir.