Abdullah Tosun
Değişmeyen insan ve mükerrer sefahat, eğlence... vee malum son. İnsan yaşadıkça Sodom ve Gomoreler olacaktır. İnsanoğlunun olduğu hiçbir yerde ''mutlak iyilik, mutluluk'' yoktur, olamaz; hatta ''olabilemez.'' İşin garip tarafı sanki Sodom ve Gomore oldu bitti ve artık olmayacak gibi bir havanın estirilmesidir. O dönem İstanbul'u Sodom ve Gomore'ye çevirenler bitti mi, İstanbul ''kurtulduktan'' sonra artık belde-i mükerreme mi oldu/olacak mı demek istiyor sayın yazar(lar). Ayrıca İstanbul'un çok iyi yansıtıldığı kanaatinde de değilim. Sadece bir pencereden bakarak ''başka'' pencerelerden bakanların bakışını değiştirmek daha ''başkalarını'' ''başka'' meselelere hazırlamak ve daha ''başkalarını'' da memnun etmek için yazıldığını düşünüyorum. Sayın yazarın hikaye kitapları dışındaki kitapları ''belli amaçlar'' için yazdığı kanaatindeyim. Neden okuyorum? Dili ve ''başka pencereden'' Türkiye'yi görmek için okuyorum. Okunmalı mı...