ArakLe
Sırça Köşk, bir dönemin yasaklı kitaplarından. Okumadan önce neden yasaklı olduğunu tahmin etsek de okuduktan sonra gerçekler neden yasaklanır ki diye düşündürüyor.Bu kadar mı sevmiyoruz gerçeğin anlatılmasını?Bu kadar rahatsız eden ne? Gerçekle yüzleşememek niye?İfade etmeyince, anlatmayınca geçip gidecek mi öylece?Sabahattin Ali, hikâyelerinde insanı anlatmış, insan eliyle oluşturulan dogmatik düzeni. Hepsi içimizden, hepsi biziz.Sırça Köşk, on üç hikâye ve dört masaldan oluşuyor. Kitap adını en sondaki “Sırça Köşk” masalından alıyor. İktidarlaşma eleştirisi olarak ele alabileceğimiz bu hikâye hiçbir kurumun kalıcı olmadığını gösteriyor. Liyakatın olmadığı yerde tek bir kıvılcımın nelere mâl olabileceğini gözler önüne seriyor. Halkın kendi eliyle inşa ettiği düzeni, yozlaşma başladığı anda pek tabii yine kendi eliyle yok edebileceğinin net bir ifadesi oluyor bu sembolik hikâye. Kitabın kimleri, neden rahatsız ettiğini anlamak böylece kolaylaşıyor.