Hüseyin Zorlu
Kitapkurdu
İç içe iki hikayeden oluşan romanın içteki hikayesi gerçekten çok başarılı diyebilirim. Ancak ilk hikaye bence oldukça başarısız. Yazar hikayesine (diğer bazı romanlarında olduğu gibi) profesyonel olmadığını belirterek başlıyor. Söyleyen yazar değil roman kahramanı diyebiliriz ancak birden fazla romanda aynı ifadenin kullanılması bana göre yazarın kendisiyle ilgili bir yorum haline geliyor. Yazar belki bu ifadeyi kullanarak hikayesinin daha gerçekçi bir hal almasını amaçlamış olabilir ancak roman içerisinde o kadar çok hata var ki bütünde roman gerçeklikten oldukça uzak bir hal almış. Örneğin, internetten aranınca bile öğrenilebilen 59 yıl önce olmuş bir olayın ortaya çıkarılacağı korkusuyla Profesörün peşine ajan görevlendirilmesi, ağabeyi istihbarat subayı olan halkla ilişkilerde görevli bir bayanın babaannesi hakkındaki bir gerçekle tehdit edilmesi, elinde keman ve bir çelenkle Şile'ye gitmek isteyen bir profesörden Rusya'ya sinyal gönderecek diye şüphelenilmesi (bu çağda), vb. Daha birçok hata sayılabilir. Son olarak tüm hükümetler suçludur diyen yazarın bir dönem siyasetle ilgilenmiş olması, TBMM'ye girmesi benim için ayrı bir şaşkınlık sebebidir.