karaademmm
Bilge
Huzur’da Mümtaz ve Nuran uzaklaşmasına sebep bir isim vardı: Suat. Eserin tefrikasında Suat, Nuran’a ‘sade bir aşk mektubu’ gönderen üniversite arkadaşı iken eserin ‘kitap’ basımında ilişkinin temellerini sarsan bir karakter durumunu almıştı. • yine eseri okumuş olanların bildiği gibi Suat, beklenmedik intiharı ardından bir mektup bırakmıştı. Nuran ve Mümtaz’ın ‘ezberlercesine’ okuduğu bir mektup. Sanırım Ahmet Hamdi, eserin ana akışını bozmamak adına bu mektubu ayrı bir kitap olarak tasarlayıp yayımlayacaktı. Arşivlerdeki bu nüshalar bir tasnifle yayımlandı nihayet. • Uzattık. • Suat’ın mektubundaki son birkaç cümleyle bitirelim incelemeyi. “Acaba irademizden müstakil bir kader var mı, dersin Mümtaz? Yoksa ölümümüzün sırrını, beraberimizde taşıyarak mı doğuyoruz? Mektubumun sonuna geliyorum. Yarın öbür gün eve döndüğün zaman ipte sallanan bir adamla karşılaşacaksın! İster bana acıyın ister deli deyin! Fakat daha iyisi var, beni anlamaya çalışınız.”(s.56) Buyurun.