İfade sanatlarında mantıksal uyumluluk ve akıcılık
İnsanoğlu önceleri, mitolojik/imgesel anlatımlarla; yaşamı, insanı, evreni anlamlandırmaya çalışmıştır. Daha sonra ise felsefe ve diğer düşünce öğretileriyle bakış açısını genişletmiştir ve geliştirmiştir. Metodolojik, sistematik, geliştirilebilir, devredilebilir, test edilebilir mantıksal değerler üretmiştir.
Felsefe ise bilime geniş bir alan açmış ve rol ve ödev vermiştir. Bilimin el atmadığı alan yok gibidir. Bilim de endüstri ve teknolojiye yol gösterici olarak, insanın yaşamını ve diğer çalışma ve ilgi alanlarını daha verimli hale getirebilmek için keşif ve icatlar yapmıştır.
Bilim; açık, genel, şeffaf, ulaşılabilir, anlaşılabilir nitelikte ve çıkar gözetmeden tüm insanlara hizmet edebiliyorsa bilimdir. Gizlenen, saklanan, anlaşılmayan bir öğe/anlatım içeriyorsa bilim olarak tanımlanamaz. Böylece; İdeoloji, spritüal bir öğreti, fantastik bir kurgudan öte gidemez.
Teknoloji ise; ticari, bireysel, milli sır ve stratejiler içerebilir. Böyle bir deneyim ve bilginin açıklanmaması makul ve normal karşılanabilir. İlgi ve çalışma alanımız ne olursa olsun; iletişim için dil ve anlatım tekniklerine ihtiyaç duyarız. Bundan dolayıdır ki; dilbilim, anlambilim, göstergebilim yanında anlatı bilimi de önemsiyoruz.
Her bilimin bir literatürü ve metodolojisi vardır. Zihinlerde oluşacak soruları, en net şekilde açıklayabilmek için ifade sanatlarını kullanırız. Kendini ifade edebilmek, yani anlatım yeteneği; yalnızca şiirin, romanın, öykünün, makalenin, esere dönüştürülmesinde gerekli değildir. Hukuk, siyaset, iktisat, tarih, ekonomi ve mühendislik alanlarında yanlış bir kurgu/anlatım/kanı/karar/rapor ve varsayım; telafisi mümkün olmayan kayıp ve haksızlıklara neden olabilir. Anlatı da bir bilim dalı olduğundan yola çıkarsak; bu kitapta farklı edebi eserlerden alıntılar yaparak, anlatımın kurgusu, içeriği edebiyat terazisi ile tartılmış/çözümlenmiş ve irdelenmiştir.
Bir lisanı, ifade ve yorum sanatında kullanabilmek için, anlatı biliminde de giriş düzeyinde kazanım ve birikimlere ihtiyaç vardır. Eserin öncelikle bu alanda eğitim alan, akademik çalışmalar yapan, ifade sanatlarını yoğun kullananların ilgisini çekeceğini umuyorum.