Antik Çağ'da Küçük Asya: Hititlerden Constantinus'a
Antik Çağ'da Küçük Asya: Hititlerden Constantinus'a Ürüne Git
Berk Ulubeli
Kitapkurdu
Elmar Schwertheim - Antik Çağ'da Küçük Asya
Kitap hakkında naçizane fikirlerimi belirtmeden önce (ve çoğu kez yaptığım gibi) yazar hakkında birkaç karalama yapmayı, böyle eserlerin tercih edilip edilmemesi noktasında önemli olduğu kanaatinde olduğumdan, gerekli görüyorum. Bu noktada son derece şanslı olduğumuzu hemen belirtmeliyim; çünkü Elmar Schwertheim bir Antik Çağ tarihçisi olduğu kadar aynı zamanda Münster Üniversitesi “Küçük Asya Araştırma Merkezi"nde de bir dönem başkanlık yapmış, Küçük Asya epigrafisine hâkim ve bizzat sahada çalışmalar yürütmüş önemli bir araştırmacıdır. Kitaba gelecek olursak; “Önsöz” ve “Dizin” de dahil olmak üzere 13 bölümden oluştuğunu söyleyebileceğimiz bu minik kitabımız, hacmine nazaran çok ciddi ve geniş konuları 128 sayfaya sığdırabilmeyi başarmıştır. Elbette bu kitabın bir giriş kitabı olarak nitelendirilmesi gerektiğini hatırlatmalıyım. Aksi halde; yalnızca “Hitit” yahut “Roma” dönemlerinin bile onlarca ciltlik çalışmaların konusu olduğu unutulmamalıdır. Kitap, ilk yerleşmelerin göründüğü MÖ 10.000’li yıllardan başlayıp, Constantinus’a kadar belli başlı olaylar nezdinde ilerleyen bir konu bütünlüğüne sahiptir. Elbette tamamen olaylar yığınından ibaret değildir ki bence kitabın en büyük artılarından biri de kesinlikle budur. Yer yer kültürel ve toplumsal anlatıların yanında yazarın kişisel yorumları da kitabı daha yararlı bir hâle getirmiştir. Tüm bunların (çok olmamak kaydıyla) arkeolojik materyal ve harita ile desteklendiğini de söyleyebilirim. Genel olarak kitabı son derece başarılı bulduğumu itiraf etmeliyim. Özellikle içinde yaşadığımız coğrafyayı düşünecek olursak bence hemen hepimizin, aslında en çokta bizi ilgilendiren, bu küçük kitabı okumasını şiddetle tavsiye ederim. Elbette kitabı bu denli başarılı bulmamızın bir nedeni de çevirmen “Hülya Yavuz Akçay”ın temiz ve akıcı çevirisidir, teşekkür ederiz emeği için. Kitabın aslen Almanya’nın önemli yayın gruplarından biri olan “Verlag”dan 2005 ve 2011’de yani iki kez neşredildiğini de hatırlatalım. Dolayısıyla elinizdeki kitabı telifi geçmiş ve yaklaşık 100 yıl önce yayınlanmış kitaplar ile karıştırmamak gerek, görece güncel olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle inceleme konusu benzer olan bu tip kitapların (tarih, antropoloji, arkeoloji vb) güncelliği son derece önemli bir konudur; hemen her sene bulunan yeni maddi kültür ögeleri daha önceden doğru olarak varsaydığımız birçok meselenin yeniden ele alınmasını zorunlu hâle getirebiliyor. Son olarak Runik Kitap’a ve tüm ekibe de teşekkürlerimi sunmak istiyorum, çok kısa sürede harika işler yaptınız! Herkese bol kitaplı, sağlıklı günler!