Şule Varol
Birinin mektuplarını okuduğumda, kendimi o kişinin evine hırsız olarak girmişim gibi hissediyorum. Bir kapı arkasına saklanmışım, nefesimi tutmuşum, olanı biteni dinliyorum. Korkuyla karışık heyecanlı bir serüven. Bugün de Sabahattin Ali'nin evine süzüldüm gizlice. Cirpinisini, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için verdiği mücadeleyi dinledim sessizce. Un, şehriye, yağ, sabun, odun...Hüzün kapladı içimi. Bir sayfada mektupların orijinali. Eşine yazdıkları Arap alfabesi ile, kızına yazdıkları Latin alfabesi ile. Sağ sayfalar, Latin'e çevrilmiş haliyle. Fakat hep Sabahattin Ali'nin mektupları. Gizemli bir kadın eşi Aliye Hanım ne düşündü, neler yaşadı, neler yazdı o da, onları da bilmek isterdim. Keşke eşinin ve kızının mektupları da olsaymış.